Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
kafadar
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Görüş ve anlayışları birbirine uyan kimselerden her biri, kafadaş, kafa dengi, büzüktaş


Lisan : Arapça ḳafā + Farsça -dār

Telaffuz : kafada:rı

kafadarlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kafadar olma durumu, kafadaşlık


kafadaş
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kafadar

Örnek:

1. Biraz da kendi kendinize, kendi kafadaşlarınızla baş başa kalarak enine boyuna her şeyi ölçünüz.

1. Biraz da kendi kendinize, kendi kafadaşlarınızla baş başa kalarak enine boyuna her şeyi ölçünüz.


kafadaşlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kafadarlık


kafakol
Anlamı:

1. isim , isim , spor , spor , isim , isim , spor , spor , Güreşte bir oyun türü


Telaffuz : kafa'kol

kafakola almak
Anlamı:

1. spor , spor , spor , spor , güreşte kafa ve kolu birlikte kavrayarak rakibi çevirmek

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , etkisi altına alıp kandırmak


kafalı

İlgili Kelimeler:

boş kafalı, dar kafalı, dibek kafalı, dikkafalı, eski kafalı, eşek kafalı, et kafalı, geri kafalı, horoz kafalı, kabak kafalı, kalın kafalı, kaz kafalı, kısa kafalı, örümcek kafalı, sepet kafalı, uzun kafalı

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kafası olan

2. Kafası herhangi bir biçimde olan

Örnek:

1. Çıkık kafalı.

1. Çıkık kafalı.

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Bilgili, kavrayışlı ve anlayışlı

Örnek:

1. Kafalı adam.

1. Kafalı adam.


kafalıca
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Kafalı bir biçimde


Telaffuz : kafalı'ca

kafalılık

İlgili Kelimeler:

boş kafalılık, dar kafalılık, dikkafalılık, eski kafalılık, geri kafalılık, kalın kafalılık, kaz kafalılık

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kafalı olma durumu


kafası (veya kafasına) takılmak
Anlamı:

1. zihni bir şeyle sürekli olarak uğraşmak

Örnek:

1. Bu soru kafasına takıldıkça gülüşü mide spazmı geçirir gibi oluyordu.

1. Bu soru kafasına takıldıkça gülüşü mide spazmı geçirir gibi oluyordu.


kafası almamak (veya sarmamak)
Anlamı:

1. anlayamamak, kavrayamamak

2. zihin yorgunluğu sebebiyle anlayamaz duruma gelmek

3. olabileceğine inanmamak


kafası bir dünya
Anlamı:

1. çok sarhoş


kafası boş
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Cahil


kafası boşluk
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kafası boş olma durumu


kafası bozulmak
Anlamı:

1. öfkelenmek, kızmak


kafası bulanmak
Anlamı:

1. bir olay karşısında aklı karışmak, anlayamaz, kavrayamaz duruma gelmek


kafası bulutlu
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Sarhoş

Örnek:

1. Kaptan o akşam geç dönmüş, kafası yarı bulutluydu.

1. Kaptan o akşam geç dönmüş, kafası yarı bulutluydu.


kafası çatlak
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Yarı deli, aptal (kimse)


kafası dolmak
Anlamı:

1. zihninde çeşitli konular birikmek

Örnek:

1. Kafası daha o yıllarda özgürlük ve eşitlik fikirleriyle dolmuştu.

1. Kafası daha o yıllarda özgürlük ve eşitlik fikirleriyle dolmuştu.


kafası dönmek
Anlamı:

1. sıkışık bir durumda sersemlemek

2. kızıp öfkelenmek


kafası dumanlanmak
Anlamı:

1. çok dalgın olmak

2. sarhoş olmak

Örnek:

1. Saz, söz başlasın, içki ile kafalar iyice dumanlansın, cümbüş tam kıvamını bulsun.

1. Saz, söz başlasın, içki ile kafalar iyice dumanlansın, cümbüş tam kıvamını bulsun.

3. esrar içmiş olmak


kafası dumanlı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , sıfat , sıfat , mecaz , mecaz , Sarhoş

2. Çözemediği karışık düşüncelerle kafası yorgun (kimse)


kafası durmak
Anlamı:

1. zihin yorgunluğundan düşünemez olmak


kafası düzelmek
Anlamı:

1. doğruyu ve iyiyi bulmak


kafası ile oynamak
Anlamı:

1. takım sporlarında arkadaşlarının durumunu göz önünde tutup en iyi fırsatı değerlendirerek bedenini fazla yormadan oynamak